
Başlıkta konu ile alakalı birinci yazımda; bayramdan sonra Türkiye siyaseti ile birlikte yerel siyasette önemli hareketliliklerin yaşanacağına dair bazı ciddi ibareler ortaya koymuştuk.
Siyasette pozisyon alan bir çok ismin yer değiştireceğini, yerine hesapta olmayan başka isimlerin adım atacağını, velhasıl standardın dışına çıkılacağını… “Tavuğun cücüklerini güzün sayarlar”diye kendi tarzım, bilgimle, hani biraz da Malatya ağzı bir deyim üzerinden yer vermeye çalıştık.
Sözümüzün, söylediklerimizin her daim arkasındayız. Cücükler kimi gidecek, kimi kalacak. Kimini fırtına vuracak, bazılarına tilki dadanacak, kimisi farazi şekilde araba tekeri altında ezilecektir. Güzün elimizde kalanlar bizim sadece. İşte biz o güzün elimizde kalacaklara bakacağız. Zaten ilk yazıyı yazdığım 2 Mayıs tarihinden bugüne uzanan gelişmelere bakılırsa haklılığımı ister istemez kabul edeceğinize vurgu yapmak istiyorum.
Devam edelim:
Malumunuz olduğu üzere Türkiye yeni bir siyasi iklime girdi. Kaz ile tavuk aynı ocakta pişer oldu. Tabiri caizse şu aralar siyaset fukur fukur kaynıyor. Herkes gardını sıkı sıkıya aldı. CHP’de “mutlak-butlan” kararı sonrası konvansiyonel bir iç dizayn yaşanırken, sarayın rakip camiada yaşananları hayretler içinde izlemesi, CHP’nin ikiye bölünme ihtimali derken; Ankara’da yaşanan gelişmelerin hızına yetişmek mümkün olmuyor.
Yerele baktığımızda Ankara’da süre gelen sert salvoların etkileri elbette tesirini en kırsala değin gösteriyor. Süreci oldukça dikkatli okumalıyız. Halatlar kökünden koptu bir kere. Ankara koridorları şu sıralar; hesaplaşmalar, pazarlıklar, restleşmeler, hava da uçuşan ihraç dosyalarına eş zamanlı olarak yerel bazda sürpriz hamlelere gebe bir dönem içindeyiz.
Yerelde CHP Ne Olacak?
Çok sağlam bir kaynaktan aldığım bilgileri yine aktaracağım sizlere. Chp Malatya’da ful baştan yeniden bir yapılanmaya gidecek. Sadece Malatya’da değil, partiyi tekrar ele geçiren Kemal Kılıçtaroğlu 81 il’de örgütlenme modelini sıfırdan yapacağı yönünde net veriler alıyoruz. Önceki teşkilat topyekün tasfiye edileceği, “Mutlak-Butlan” kararı sonrası Kemal Kılıçtaroğlu’na karşı hareket eden Malatya milletvekili Veli Ağbaba’nın partiden ihracı sonrası, yerelde de tüm ekibi tasfiyesi ile sonuçlanacağı yepyeni bir dönemin inşasını konuşacağız bundan böyle.
Yeni yapılanma kararında Celal Berktaş ismi ön plana çıkıyor. En azından gençlere teslim edeceği güne kadar Berktaş önderliğinde bir oluşumla başlanacaktır. Celal Berktaş Kılıçtaroğlu’na yakınlığı ile bilinir. Ağbaba’dan önce il başkanlığı yapmış Berktaş’ın ancak Malatya’da güçlü bir toparlanma başlatabilir kanısı mevcut. Abdulvahap Göçer ismi de kulisler de konuşulmuyor değil fakat Göçer’in kavgacı dili şimdilik il teşkilat başkanı olabileceği vasfını askıya alındığını göstermektedir. Toparlayıcı, insanları sahiplenecek, daha ılıman, seküler çizgileri net bir isimle devam edileceği konuşuluyor. Bu da Göçer değil Berktaş’a isabet ettiği… Abdulvahap Göçer Yazıhan belediye başkanlığından sonra muhtemelen tekrar Chp Yazıhan ilçe başkanı olarak siyasi hayatını sürdürebilecek potansiyelini de not düşmeliyiz buraya.
Yerelde Ak Parti Ne Oluyor?
Bu yazı da –iki parti– Chp ve Ak Parti’de yerelde yaşanan iniş-çıkışlar, toplumun ulaşamadığı retorikler, bazı içsel hazırlıklar hatta kumpaslara yer vereceğimiz paket bir yazı şeklinde kaleme aldım. Ak Parti il başkanı Ali Bakan hakkında bir kaç kez’i bulan “gitti gidiyor” haberleri aslında sıradan, öylesine kendisinden oluşmuş, salt şehir efsanesi ötesinde haberler değildi. En başta Ak Parti içinde Bakan’a karşı sürekli hareket halinde olan bir klik’in var olduğunu artık söylememiz mümkün.
Zira Er Tv’de yayınlanan “Er Meydanı”na konuk olan Bakan; bu durumu açıkça beyan etti. “Bir kaç kişi istedi diye bir il başkanı değişmez. Öncelikle herkes kendi görevini yapıp yapmadığına bakarlar.” adrese göndermeli ifadeleri ile mevcut rakiplerine mesajını böyle gönderdi. Bir kaç kişi kim? Pütürge’den, Hekimhan’dan, Darende’den falan köylerden, falan kişiler değil heralde. Her şey açık açık ortada. Birileri Ali Bakan’ı aleni bir siyasi tamdansla göndermek istiyor. Bakan “beni gönderemezsiniz” diyor, “buyurun gönderebiliyorsanız hodri meydan size…” diyor açıkça. Kılıçlar çoktan çekildi. Karşı tarafta kim var? Yaylacı… Yeşilyurt ilçe başkanı Ramazan Yaylacı. Çünkü “Yaylacı” isminin kapalı zarflar içinde Ankara’ya bir kaç kez sunulduğu elimize geçen bilgiler arasında. Kimse inkar etmesin. Hepsi olan biten şeyler bunlar. Ve Ali Beyde biliyor bunları. Görünen o ki Yaylacı ile Ali Bakan arasında kıyasıya bir çarpışmaya tanık olacağız. Ali Bakan’ı göndermek isteyen klik henüz vazgeçmiş değil, umutları bitmedi, savaşın önümüzde ki günlerde git gide büyüyeceğini ön görüyoruz. Yaylacı’nın arkasında kimlerin olduğu da böylelikle kendiliğinden ortaya çıkıyor. Sami Er ve diğerleri. (Diğerlerini tek tek saymama gerek var mı?) Ali Bakan’ın Er meydanı’n da Er’e “ gücün yetiyorsa al hadi” dediği işte o 3-5 kişi… Umarım Ali Bakan 3-5 kişi diyerek rakiplerini hafife almaz. 3-5 kişi Icberk’in görünen yüzü. Bir de görünmeyen yüzü var. Görünmeyen yüzü oldukça derin ve karanlık. (Az kafası çalışanlar ne dediğimi anlayacaktır!) Savaş meydanın da güç, yüksek sayı, kullanılan silahlar değil strateji konuşur. Bazen de satrancı iyi bilmek gerekir.
