İçeriğe geç

Sami Er Ak Parti Oylarını Nasıl Kaybettiriyor?

Bu yazıyı yazarken diğer yandan objektif bir yazar olarak üzüldüğümü belirtmek isterim. Sebebi Malatya Büyükşehir belediye başkanı Sami Er’in kişilik olarak iyi biri olduğu halde, işi-yönetimi bilmediği, etrafında konuşlu art niyetli bazı isimler çerçevesinde yalnış yönlendirildiğinden, (hata cezalandırıldığından..) sonuçların şehir entiljansı ve geleceği açısından iç açıcı olmadığı açık seçik. 

Bu durumun da önümüzde ki yerel ve bir sonraki seçimlere Malatya’da Ak Parti oy tirajının hayli düşeceği şeklinde sirayet edeceğini açıkça söylemek istiyoruz. 

Başkan Sami Er Malatya’da Ak Parti oylarını nasıl dibe çektiği sorunun cevaplarına geçmeden önce şu başlıkları da dile getirmekte fayda var: 

Malatya’nın metropol bir köy olduğunu, burada insanların birbirini çoğunluk tanıdıkları, ilişkilerin akrabalık-kirvelik-kısmen de aşiretçilik üzerinden yürüdüğünü siyasilerin ıskaladığı en büyük kriterler arasında. 

Siyasiler Malatya halkının talepleri dışında Ankara’nın yada genel merkezlerden dikte edilen  istekleri öne sürdükleri için siyasetle-halk ortak bir çizgide buluşması mümkün olmayan bir şey. 

Evet Reis ve Ak Parti hatırına insanlar oy veriyor ama geri planda bir hoşnutsuzluk, hayal kırıklığı, ferasetsizlik, ters tepen siyasi kodlar bir huzursuzluk olarak halkın sinesinde yerini almış görünüyor.  

Bu önemli açığı görmeyen siyasiler ait oldukları partilerin çizgilerini, ideolojilerini, düşüncelerini kabul ettirme arayışları çok farklı spesifik sorunsalıklara dönüşüyor. Her ne kadar mevcut eksiklikler görmezden gelinse de “biz” halk olarak bu gördüklerimizi yazmayı, dile getirmeyi, hatırlatmayı bir vazife olarak görüyoruz / görmeye devan edeceğiz!

Malatya en büyük hayal kırıklığını da Büyükşehir belediye başkanı Sami Er’de yaşadı. 

“Hayal kırıklığı” sorunu aslında iki ayrı düzlemde tartışabiliriz!

Birincisi: “Sami Er’in kişisel yönetim tarzı”, ikincisi:ise “AK Parti’nin Malatya’daki genel yıpranması”. Her ikisini tamamen birbirinden ayırmak elbette çok zor.

Önce şunun adını net koymak lazım: Bir belediye başkanının bir partiye oy kaybettirdiğini söylemek, ölçülebilir verilerle desteklenirse anlamlı olur. Malatya’da 2024 yerel seçimlerinde AK Parti hâlâ birinci çıktı ama önceki seçimlere göre oy oranında ciddi düşüş yaşandı. Sami Er yaklaşık %49civarında oy aldı; önceki dönemde AK Parti’nin büyükşehir oyları daha yüksekti. Bir kere bu fark oranını masaya yatırmalıyız. 5N1 K! Neden, Niçin, Nasıl… Kim? 

Halk arasında genel anlamda eleştirinin temel başlıkları şunlardan oluşmakta: 

–Deprem sonrası yeniden yapılanmanın yavaş ilerlediği algısı en had safhada. 

–Ulaşım, altyapı ve şehir merkezi toparlanmasının beklenen hızda olmaması yine afaki şekilde göze çarpıyor. 

–Belediyede “eski siyasi alışkanlıkların devam ettiği” düşüncesi…

–Kemikleşmiş diyebileceğimiz kadro’nun bir türlü kurulamaması…

–Parti içi iletişim ve teşkilatla yaşanan gerilim iddiaları…

–Muhalefet belediyeleriyle mesafeli görüntü verilmesi eleştirileri…

–Sami Er belediyeye tam olarak hükmedemedi  inanışı…

–MASKi’de dönen dolaplar, yetersizlik, aksaklıklar ile kolektif sorunlar; değil Malatya’nın Türkiye’nin dilinde. MOTAŞ’ta yaşanan rezillikleri sonlandıramadı Sami Er. Kaldıki ekip dediğimiz hadise tam bir fiyasko. Sami Er en başından beri kendi getirdiği adamların nerdeyse hepsini kendisi yine gönderdi. (Önümüzdeki günlerde Maski ve Motaş dosyalarını açacağız!)

Yukarıda sadece ana başlıklar halinde vermiş olduğumuz verilerin topyekün sonucunu ilk olası seçimde anti reaksiyonunu hissedeceğiz. 

Özellikle deprem yaşamış şehirlerde vatandaşın sabrı daha düşük oluyor. Bu perspektifi göz önünde bulundurulduğu anlayışı çok zayıf. İnsanlar tam olarak şunu söylüyor; “klasik belediyecilik değil, hayatı normale döndürme performansı” bekledik biz. 

Elbette Malatya gibi ağır yıkım yaşamış bir yerde küçük aksaklıklar bile siyasi maliyeti büyütmeye tahakküm sağlar. 

Bir başka mesele de “beklenti yönetimi”. Sami Er’in TOKİ ve kentsel dönüşüm geçmişi nedeniyle seçmende “çok hızlı toparlanma olacak” beklentisi oluşturmuştu. Beklenti yükselince memnuniyetsizlik de daha görünür hale geldi. Takvimler ıskalanma üstüne ıskalanma yaşadı. Bu sadece Malatya’ya özgü değil; deprem bölgesindeki birçok belediyede benzer durumlar yaşanmasına neden oldu. 

Öte yandan adil olmak için şu tarafı da söylemek gerekir:

Malatya’nın mevcut sorunlarının önemli kısmı Sami Er’den önce daha çok Ak Parti’nin ülke yönetimine dair ekonomik kriz baskısıyla oluştu. Depremin büyüklüğü, finansman yükü, merkezi idare süreçleri ve çarpık bürokrasi belediyenin hareket alanını tabiki sınırlandırdı. 

Dolayısıyla bütün yükü burada bir tek kişiye bağlamak lüksümüz yok. Bu tez siyaseten kolay ama teknik olarak eksik olur. Milletvekillerinin arz-talep dengesizliklerini de eklediğimiz zaman Ak Parti Malatya’da sadece oy kaybı değil kan kaybı da yaşayacak bir konumda olduğu bilinmelidir. 

Siyasi açıdan AK Parti’ye zarar veren esas unsur ise çoğu yorumcuya göre şöyle bir olasılığı tamamlar nitelikte. Vatandaşın “aynı kadrolar, aynı yöntemler” hissine kapıldı. Ekstra, yeni bir yöntem dahil edilemedi. Yerel seçimlerde Türkiye genelinde AK Parti’nin yaşadığı oy kaybı sadece Malatya’ya özgü değil bu yüzden. Ama Malatya’da oy kaybı daha fazla olacak. Bundan sonraki ilk seçimde gözle görülür biçimde görebileceğiz. Ekonomi, hayat pahalılığı ve deprem yönetimi gibi başlıklar genel tabloyu oldukça fazla etkiledi. 

Gelinen noktada özetle şunu ifade edebiliriz:

Sami Er’e yönelik yerel bir memnuniyetsizlik söz konusu. Kim yok derse yalan söylemiş olur. 

Ancak AK Parti’nin oy kaybını yalnızca Sami Er’e bağlamak gerçekçi olmaz. Sami Er eksikliği yerelde oluşturamadığı tampon görevi nedeniyle seçmeni boşlukta bıraktı. Şehri kucaklayamadı. Halkı bağrına basamadı. O sevgi ortamı oluşmadı. Deprem sonrası beklentilerin çok yüksek olması, hizmetlerin yeterince görünmemesi ve siyasi iletişim sorunları eleştirileri çığ misali çoğalttı. Sami Er seçim öncesi oluşturduğu tablo ile belediye yönetimi arasında oluşturduğu tablo farklı. Dolayısıyla bu istikrarsızlık ve hasar alan güven mekanizması bir sonraki ile diğer sonraki seçimlerden Ak Parti hanesine oy düşüklüğü şeklinde sirayet edeceğini ölmezsek eğer hep birlikte gözlemlemiş olacağız.  

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir