
Türkiye’deki ticaret ve sanayi odası seçimleri olağan olarak 4 yılda bir yapıldığından, yeni seçimlerin 2026 yılı sonbaharında yapılması beklenmektedir. Net gün bilgisi henüz resmi olarak duyurulmamıştır.
Malatya’da TSO seçimleri iki (2) adayla yapılacak. Mevcut başkan Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve Mahmut Boyraz arasında geçeceği öngörülüyor.
İki dönemdir TSO başkanlığını sürdüren Sadıkoğlu’nun bir dönem daha belki bir çok dönem daha kalma talebini anlayabiliriz. Çünkü şehrimizde koltuklara oturan bir daha kalkmak nedir bilmediği ve hayatı boyunca orda oturmak istediğini bir çok salt örneklerle göstermemiz mümkün.
Koltukta kalmaya gücü yeten, kazanan, işini yürütebilen otursun elbet. Ona bir şey dediğimiz yok lâkin daha önemli bir kulis bilgisine yer vermek istiyorum sizlere. Aslında kulis bilgisi değil, Malatya’da siyaseti az bilen, ilgilenen, irtibatı olan herkesin çok aşina olduğu açık bir bilgi. Daha doğrusu duymayan bilmeyen kalmamış.
Yani sokaktan siyaseti az koşturan herhangi birini çevirin bu bilginin garantililiği altına imzasını atar.
Bilgi şu ki; Oğuzhan Ata Sadıkoğlu TSO seçimini ne olursa olsun kazanması gerektiği yönünde kritik bir süreç içinde duruyor. Sebebi de ilk Genel seçimlerde Özgür Özel tarafından kurulan YENİ PARTİ’nin 1’ci sıradan ‘Malatya milletvekili adayı’ olarak hazırlık yaptığı.
Sadece hazırlık değil. Tüm çalıştaylar yapılmış, gerekli konsensüsler-prosedürler oluşturulmuş, bağlantılar ve seçim öncesi sonrası rol paylaşımlarına kadar her şey tamam.
Veli Ağbaba İstanbul’dan adaylığını koyacak, Sadıkoğlu Malatya’nın yeni veliahtı olmanın önünün açılması işte TSO’yu almaktan geçiyor.
Yeni dönemde başkan seçilemezse bu prodüksiyon hepsi çökeceği yönünde.
O yüzden TSO alınmasının altında çok başka hayati nedenler yatıyor bu kez.
Sadıkoğlu’nun siyasete atılması son derece makul bir karar, şimdiden kendilerine başarılar diliyoruz. Malatya’mız için pozitif kararlar alacağı yönünde hiç bir şüphe duymamaktayız. TSO’da iken hele de deprem de Malatya’yı ihya ettiği gibi benzer performansı milletvekilliğinde de gösterir diye arzu etmek tesellimiz olsun.
Her neyse, herkesin içinde bulunduğu kulvarını daha da yükseltmek zamanın ruhuna aykırı bir sonuç değil. Lakin milletvekilliği farklı şey. TSO gibi değil. Oda da belli üyeler, bağlı iş insanları ile ilgili bir mercisin. Milletvekilliğinde bir şehrin tüm nüfusuna karşı daha baskın bir sorumluluk üstlenmiş olursun. Ayrıca milletvekililiğine hazırlanan tüm arkadaşlar bu farkı şimdiden göz önünde bulundurmalarını tavsiye ediyorum.
Buraya kadar her şey tamam, sorun yok, anlaşıldı değil mi?
Hal böyle iken Mahmut Boyraz cephesine de az değinmekte fayda gözetmekteyim. MTSO adayı Mahmut Boyraz hakkında velhasıl biraz araştırma yaptım. Akçadağlı, iş insanı ve sanayici. Bunlar klasik teknik bilgiler. Gözüme en çok çarpan veyahut üzerinde durulması gereken başka bir bölümü irdelemek istiyorum bu yazıda.
Boyraz Ak Partiye uzun yıllar hizmet göstermiş, Malatya’da Ak Parti için elini değil gövdesini taşın altına koymuş, bir çok kademesinden görevler üstlenmiş, halen Ak Partili bir isim.
Siyaset dünyasının ne denli vefasız olduğuna atıfta bulunursak eğer;
Malatya’daki tüm Ak Partililer YENİ PARTİ’den 1’ci sırada milletvekilliğini garantilemiş Sadıkoğlu’nu hem destekliyor hem de onun şahsına münhasır çalışıyorlar. Tüfenkçi ile İhsan başkan harici, İnanç Siraç Hanım da şimdilik tarafsız bir kategoride, Büyükşehir belediye başkanı, İl başkanlığı Battalgazi ilçe başkanı, Yeşilyurt ilçe başkanı (iki ilçe başkanına 6 kontenjan verilmiş) ile diğer alt kademelerde Ak Partili ordusu Sadıkoğlu’nun kazanması için adeta seferber olmuşlar.
Sanırsın ki ikinci Mohaç’talar.
İlginç değil mi?
Ayrıntılarına girmeyeceğim, şimdilik gerekte yok. İller de bu konuyu detaylı açacağım zaten. Yazımın uzaması taraftarı değilim çünkü.
Yani; Yeni Parti milletvekili adayını daha güçlü kılmak için Ak Partililer kolları sıvamış, senkronize bir görev dağılımı içindeler. Üstelik bir Ak Partiliye karşı. (Burada durup düşünüyorum!) Hem de öyle böyle değil, hepsi tüm kadrolarıyla, yetkileriyle alarmda. Sizce burada bir çelişki yok mu? Ben şahsen bir anlam veremiyorum, verebilen varsa çıksın söylesin lütfen. Gerçi Ak Partililerin de bir anlam verebildiklerini beklemiyorum.
Onu bunu bilmem de Ak Parti’nin istihbarat, araştırma, anket gücünün en zirvede, bilakis yeterli olduğunu var sayarsak dilerim bu çok stratejik-ölümcül– algı hâtâsı genel merkezin kulağına gitmez.
Bakın burada çok derinlemesine ele alınması gereken siyasi hüküm var. Sadıkoğlu henüz adaylığı kesinleşmediği için –tarafsız– olarak kodlanmış, Ak Parti gücünü ortalığa saçıp dökmesi normal karşılanabilir. Peki yarın öbür gün şartlar olgunlaşır, Sadıkoğlu YENİ PARTİ adayı olursa, ki olacak, o zaman Ak Partililer olarak tarihe nasıl bir açıklama yapacaklar acaba? Gerçi açıklama falan yapmazlar. Çünkü samimiyet meselesi bu işler. Bugün işte biz diyoruz. Açık açık kesin adaydır. Hem de sizi darmaduman edecek bir oy çıkaracaktır şehirde. Seçime aylar-yıllar kala söylüyoruz bunu. Bilmem anlatabildim mi? “Lafın tamamı deliye söylenir” derler.
Son dip not: TSO seçimlerinde şehrimiz için verimli, faydalı, hayırlı olan kazansın demekten başka elimizden çok şey gelmez. Ama herkes tarafını da lütfen iyi seçmesini bilmeli. Ak Partililer ne ara Yeni Partili oldu, ve bir Ak Partiliye de düşmanlar üstelik, aklım karıştı birden. Hey Allah. İşte Recep Tayyip Erdoğan davasının yerelde ki unsurları o kadar donanımsız, kontrolsüz, siyasette strateji yoksun ki açıkça Ak Partiyi şehirde tersyüz hale getirecek girişimleri taktire şayan.
