İçeriğe geç

YENİ SİYASİ DOLGU MALZEMESİ: BASKİL KAYISISI 

Bizim Pütürge’nin bir dağ köyünde -argo- isimle başlayan bir mahallemiz var. Şahsen bende ilk öğrendiğimde çok tuhaf olmuştum. Gel zaman git zaman mahalle sakinleri rahatsızlık duyduklarından isimlerini değiştirmek kararını alırlar. Bir öküz kesilir, eş dost konu komşu herkes davet edilir ve okunan mevlit sonrası artık eski argo isimden kurtulmak amaçlı bir de yeni bir isim bulunur.  Mevlit okunur, yemekler yenir, toplantı dağılır ama yine herkes eski bilindik ismiyle mahalleyi telafuz etmeye devam eder. Baskil kayısısı meselesine bağlayacağım konuyu. Aynı şey. Siyasiler salvo devşirecek ama köylü, üretici yine Malatya Şire pazarına indirecek malını.  Haksız mıyım? Evet, son günlerde Elazığ siyasileri yolda cüzdan bulmuş kadar sevindikleri siyasi argümandan dolayı ağızları kulaklarında. Cumhuriyet kurulduğundan beri en büyük projelerini sahaya sürdüler. Neymiş efendim Baskil kayısısı Baskilin. Aksini söyleyen mi var? Siz de iyi biliyorsunuz ki Baskil kayısısı Malatya olmadan hiç hiç bir işe yaramaz. İstediğiniz kadar toplantı yapın, siyasi çıkış haline getirin, basın açıklamaları gelsin, meydan okuyun günün sonunda o kayısı yine Malatya’ya gelecektir. Başka çaresi yok. 50 yıllık bir sistem birliği meseledir. Siyasiler keşke fakir fukaranın ekmeğini ucuz bir milliyetçilik aracına dönüştürmeseydi. Ayıp vallahi. Elinizden geliyorsa; ki gelmez. Kayısı tüccarın elinden kurtarın o zaman. Yok, ona gücümüz yetmez. Cüzdanı bulanlar hani sahibine ulaştırdıklarında hediye maksatlı küçük bir meblağda gözü olur ya, Elazığ siyasiler şimdi işte o meblağın peşinde.

Mevzu Çıplak Heykel mi Atatürk mü?

Sosyal medya fenomeni İrfan Yılmaz zaman zaman Malatya’da yer alan çıplak heykele tepkilerini dile getirdiği sosyal medya paylaşımlarına denk geliriz. Ama bu kez ok yaydan çıktı, ulusal medya işin içine girdi, iki siyasi parti tarafından dava açıldı, tüm Türkiye’nin konuştuğu daha doğrusu tartıştığı bir mevzu haline geldi. Malatya’da çıplak heykelden bihaber olanların da haberi oldu böylelikle. Olaya bakış açıları farklı olunca ortak bir karede buluşmak kolay olmuyor. Sekülerler ısrarla tepkinin “Atatürk varlığına rahatsızlık” yönünde mevzilendi. Diğer taraf “hayır Atatürk’e bir şey dediğimiz yok, çıplak heykel şehirde istemiyoruz!” şeklinde salt bir tavır içindeler.  Öyle ki Atatürk heykeline kimsenin bir şey dediği yok gerçekten, çıplak heykel kaldırılsın diyorlar o kadar. Elinizi vicdanınıza koyun. Hakikaten çıplak bir heykelin ne işi var Malatya’nın ortasında. Sebebi ne, amacı ne olaki, yanında Atatürk duruyor diye “nü” gösterisini savunmak iç güdüsü mü? Çözümü ise açıkça belli: çıplak heykel figürü alınsın, bayrak Atatürk heykeli ile bir bütün haline gelsin ve konu kapansın! Yetkililerde ancak bunu talep edebiliriz. Yoksa bu tartışma her yıl pişirilip pişirilip servis edilmesinin önüne kimse geçemez. 

Kayısı Üreticisi Alarm Veriyor Yetkililer Duymuyor

Malatya’nın en önemli tek bir sorunu var. O da kayısı. Çünkü 50 bin aile ile irtibatlı bir içsel anlam taşır. En son 2022 yılında kayısı rekoltesi iyiydi. Sonrasında doğru düzgün kayısı olmadı. Aynı yıl bir yakınımın 1034 kg kuru sarı kayısısı oldu ve satarak 2018 model Fort Kornet marka bir araç satın aldı. Üzerine tek kuruş koymamıştı, cebine de para girmemişti. Bir ton’a orta halli bir kornet. Şu şartlarda aynı aracı almaya kalkışsanız 3 ton kayısı parası cebinizde hazır olması gerekecektir. Enflasyon farkını görmeniz için örneği verdim. Enflasyon ve Devülasyonlar karşısında her şeyin fiyatı kat be kat artı, köylünün ürünü kayısı da 3/1 oranında değer kaybetmiş. İşte anlatmaya çalıştığımız şey tam olarak burası! Yetkililere gelince umurunda mı, ne umurunda olacak. Hepsinin tuzu kuru nasıl olsa. Üretici mağdur olmuş, ürünü para etmiyormuş, enflasyon karşısında mağdur “Allah aşkına de gidin işinize” der gibi bir ruh hali içindeler. . 

Gurbetçiler Geldi Gitti O Kadar

Özelikle yaz sezonu gurbetteki vatandaşlarımız memleketlerine ziyaret yaptıkları dönemdir. Yakınlarını görmek, ait oldukları topraklarda vakit geçirmek, az da olsa alışveriş yapmak, ardında düzenlerini kurdukları şehirlere dönerler tekrar. Yaz sezonu gurbetçi sezonu olarakta bilinir. Bu yıl  istenilen olmadı, gurbetçiler sadece geldi gitti, o kadar. Alışveriş yapmadılar. Yaş kayısı satan bir arkadaşımdan öğrendim bunu. Geçen yıllara göre kıyasladığında 10 katı gibi bir farktan söz etti. Önceki yıllarda kayısı yetiştiremezdik, bu yıl hiç satamadık gibi bir şey oldu dedi. İnsanların alım gücü çok düştü. Kayısı en bariz örnek olsa da her alanda durumlar farklı değil. Gurbetçiler genelde bol paralı gelirler sılaya, bizim çevre insanını biliriz; güçlü görünmek, kendini kanıtlamak, zirve de olduğunu takdim buyurmak öte yansan arabası, cebi, davranışlarıyla memleketine katkı sunmak ister. O yüzden normalinden çok bonkör davranır. Eğer onlarında cebine akrep girmişse çok fazla iktisadi önermeye hacet görmüyorum. 

Malatya Basını Çelişkilerle Dolu

Yaklaşık 10 yıldır iyi kötü bu camianın içindeyim. Daha çok ‘analiz’ ağırlıklı yazılarla katkı sunmaya çalışırım. Hiç bir zaman gazeteci olduğumu söylemedim, çünkü gazetecilik farklı bir şey. Evet ben gazeteci değilim, daha çok duyarlı bir vatandaş, yazar diye nitelendiriyorum kendimi. Son zamanlarda Malatya basınının çelişkilerle dolu olduğunu gözlemledim. Bazı gazeteci arkadaşlar hem birbiriyle çatışıyor hem de gazetecilik görevini ifa etmeye çalışıyorlar. Yani iki arada bir derede misali. Gerek var mı bunlara? Zaten Malatya’da basın alanında çabalayanları toplasan hepi topu bir avuç insan. Malatya’nın yekpare tonla sorunu varken, kayısı yine ayağa düşmüşken, Şehrin hikayesi söz konusu iken, hele de gelecekle ilgili kaygılarımız varken enerjinizi daha çok bunları tartışmaya ayırsanız diyoruz. Birbirinizle didişmeniz halk nezdinden magazinsel bir ortama dönüşür. Ve yerel basının kalite kaybı harici bir değerlendirmesi olmaz. Ortak teati, fikir birliği, sorunları toplu ele alma konusunda birlikte hareket etmeyi tavsiye ediyorum. Yoksa bu sektörde hiç bir ciddiyet kalmaz. 

Yeni Belediye Başkanlığı Adayları

Seçime hünüz uzun bir süre olmasına rağmen ilçelerde kulis çalışmaları almış başını gidiyor. Şimdiden harıl harıl kritik diyebileceğimiz siyasi akriditeler hazırlanıyor. Cebinde 50 bin USD’si olan şimdiden kendini belediye başkanı görme rüyasına kaptırmış. Bu işler parayla oluyor ya, ondan. Bazı belediye başkanları boşa çıkacak, bazı isimler olaki şimdiden yerlerine talip. Konsensüsler oluşturuluyor. Terfi yapacak belediye başkanları bırakacakları ilçelerin eli üzerinde olsun istiyorlar. Boşa çıkacak belediye başkanları her ihtimali düşünüyor bu kez. Uzaktan kumanda ile kontrol edecekleri adayları öne sürmeye hazırlanıyorlar. Sen oraya, sen buraya. Meclis üyeleri dahi yeni dönemde pozisyon alma derdinde. Benim öngörüm ise şöyle: Yeni dönemde siyasi literatür % 90 dökülecek / değişecek. Kimin, nereye, nasıl hesapları çoğunluk askıda kalacak. Askıda ekmek gibi. Ama şunu net söyleyebilirim. Bülent Tüfekçi Büyükşehir belediye başkanı, Ramazan Yaylacı il başkanı. İnanç Kara Ölmeztoprak yeniden milletvekili.  Kalan boşlukları da siz doldurun derim. 

Pütürge’nin Tereyağı 

Bu yıl ciddi bir Pütürge tereyağı talebi var. Günde kaç telefon alıyorum, yağ istiyorlar bizden. Çevrede de öyleymiş. “İki inek besleyebiliyoruz, ancak o da bize zar zor yetiyor” diyoruz, “peki 1 kg’de mı temin edemezsiniz” diye ricacı ikinci istek geliyor ardından. Yağ kg fiyatı ortalama: 600, 800’e kadar satanı da duydum. Ya Pütürge yağının yüksek kalitesi yeni keşfedildi ya da galiba sentetik fabrikasyon tereyağları ile hakiki doğal tereyağı arasında aroma, tad, sağlık üzerinde ki etkisi net anlaşıldı ki böylesine sert bir rota dönüşü oldu. 

Bir Siyasetçi

Geçen bir siyasetçi ile tartışıyorum. Bana diyor ki gözlemleriniz doğru ama eksik var. Eksik nedir diye sordum. Bilemiyorum dedi. İki tarafa birden dert oldu. Ben neyi eksik gözlemlediğimi, onun da benim neyi eksik gözlemlediğimin koskocaman kırmızı renkli soru işareti aramıza “hık” diye girivermesine cevap arıyoruz.  Hükümsüzdür, bilenlere duyurulur. 

Sözümüz

Emek kıymetli, emeği bilmemekte ucuzluktur. 

2 Yorum

  1. Emin metin Emin metin

    Emeğine sağlık kim ne derse desin malatya için elinden geleni yapıyorsun tebrik ediyorum kolaylıklar diliyorum pes etmek yok kocak dolu sevgiler saygılar❤️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir