
Zamanımız çok kısıtlı, şehrin yeniden yapıldığı bir dönemde adeta saatlerle yarışıyoruz. Şehrin siyasileri yeni hikayeler ortaya koymaları gerektiği çok ciddi bir sürece girdik.
Böylesine oldukça hassas bir döngüde Chp milletvekili Veli Ağbaba sahadan çekildi. Sebebini biliyorsunuz. Malum “mutlak-Butlan” kararının dişlileri çalışmaya başladı.
Şu an Malatya’da (-) eksi bir muhalefet milletvekilinin dahil olduğu siyasi dönem içinden geçiyoruz.
Geriye kaldı 1 MHP, 1’i pasif görevde 3 Ak Parti milletvekili.
Anlamı ise şu: Malatya tarihçesi en yoksun, en az siyasiye sahip, CHP’nin tabiri ile; son politik referansına göre siyasetten “arındırma” yıllarını yaşıyor.
Oluşagelen “Mutlak-Butlan” kararı sonrası Kemal Kılıçtaroğlu tırpanlaması Ağbaba’nın hikayesini bir nevi sona erdirdi. Ağababa’nın tüm aristokrasisini, siyasi itibarını, düzeni ve Ankara ile Malatya için sergilediği o sert muhalif kimliğinin ters yüz edilmesi sonrası elini eteğini tamamen çekti yada çekmek zorunda kaldı.
Partisinden ihracı sonrası bağımsız milletvekili statüsüne indirgendi Ağbaba.
Hal böyle olunca Ağbaba kalitesi kâğıt üzerinde milletvekili olmak işlevselliği ötesinde geçmediği bir satıhta kilitlenmiş görünüyor.
Ağbaba hızlı, hırçın, toplumla geliştirdiği kadim bağları, siyaseti her kulvarda en başarılı bir performansta yapan bir isimdi. En büyük handikapı ise şehirde “tek adamlık” misyonunu ısrarla sürdürmesi oldu.
Aslında Ağbaba’nın Malatya’da kurduğu siyasi imparatorluk veya tek adam yönetiminin yanlışlarını tartışmak istiyorum bu satırlar boyunca:
Mesela Düğün olacak Ağbaba beklenirdi, açılışlar olacak Ağbaba gelsin açsın, Chp adına bir karar verilecek Ağbaba’dan başkası veremezdi. Adaylar yine Ağbaba radarından geçecek. Delegeler mi seçilecek onu da Ağbaba. Milletekili kim olmalı zaten joker konumunda Ağbaba’dan başkası imkansız, en küçük bir muhalefet yapılması gerekiyor hayır Ağbaba’nın Ankara’dan çıkıp gelip yapması harici kimin haddine?
Sanırım inşaat sektöründe olduğu için Ağbaba adeta bir ‘ağa baba dönemi’ inşaa etti Malatya’da. CHP’nin seküler tebası ve potansiyeli yüksek Alevi oyları bulunan bir il’de daha homojen, tabana dağıtılmış, teşkilatlanmayı etkili kılacak bir sürdürülebilinirlik üzerine tavır alınabilinirdi.
Yapmadı! İzin vermedi!
Görünen şey; bu gün tek adam sisteminin iflas ettiğini görüyor, kabul ediyoruz.
Bakın teşkilat ayağa kalkamıyor. Teşkilat Malatya’da bir an da siyaset yapamaz hale geldi. O yüzden Chp’ye gönül vermişler bu duruma çok üzgün.
Üstelik Barış Yıldız gibi bir vaka ortaya çıktı ki sormayın. Bir şeyleri savunduğunu zannediyor. “Neyi savunuyorsun?” diye soran da yok gerçi. Ortada bir mahkeme kararı var kardeşim. Sen Chp’ye umut bağlamış insanların umutlarını talan etmekten başka yaptığın ne var?
İl yönetimi binasını hangi hakla teslimini yapmazsın!
Sonuç adamların elindeki yargı kararıyla gelip çilingirle kapıyı açıp girdiler içeriye. Bir şey yapabildin mi, koca bir HAYIR!
Öyle yada böyle hukuka inanıyoruz. İnanmak zorundayız. Sen de inanacaksın!
Zaten mahkemelerce verilen tüm kararlar “yüce Türk milleti adına” verilir şeklinde çok açık bir ibare vardır.
Ağbaba tarafından daha çok komut edilen Barış Yıldız işlerin içinden daha da çıkılmaz bir hale getirdi. Malatya’da yıllardan beri var edilmiş CHP’nin güçlü-adaletli-aydın imajı, algısını tek bir hamle ile yerle bir etti.
Yıldız’ın bugüne değin savunduğu siyasi üslubun aksine; demokrasi, hukuk, Cumhuriyet partisi hiyerarşisini dinlemeksizin kendini yel değirmenlerine karşı kılıç savuran Donkişot rolüne kaptırması Malatya CHP’si için feci bir hale dönüştüğü apaçık ortada.
Haliyle eski teşkilat direniyor gibi bir şablon ortaya çıktı, yeni teşkilat bu direnme mekanizması karşısında çalışamıyor. Sonuç Chp Malatya’da halk nezdinde çoktan bir ihtar yedi.
Ağbaba şehir üzerinde tahakkümü korumak adına Yıldız’ı aktif etmesi siyasetin kodlarını şehirde işlemez bir alana taşıması Malatya CHP’si için kabul edilemez.
Sonuç kaybeden 100 yıllık geçmişi bulunan Atatürk’ün partisi olmadı mı?
İşte Veli Ağbaba konsensusuna bağlı “tek adam” sisteminin vardığı kaygan zeminde tutunmak çok zor. Zemin kaygan olunca ne denli risk teşkil ettiği gözle görülür biçimde karşımıza “pat” diye çıkıverdi. En başından beri tüm bunlar düşünülseydi, teşkilatın rahat hareket edeceği bağımsız bir ortam sağlansaydı, tek adamcılık gibi bir kanserli hastalık tedavi edilseydi, hele de ana muhalefete ihtiyaç duyulduğu böylesine kritik bir dönemde Ana muhalefetsiz kalınmazdı şehir.
Ak Partililer olan bitenden memnun, bıyıklarını burkarak, keyifle olan biteni izleye dursunlar onlar.
Çünkü şehirdeki en etkili rakipleri temsil ettikleri partiyi diplere doğru çektiklerini görüyorlar.
Ak parti demişken; işte Ak Parti o nedenle çok büyük bir rol modeli olarak duruyor karşımızda. Son yerel seçimlerde Selahattin Gürkan Sami Er değişimin en küçük bir sorunsalık kaynağına rastlayanınız oldu mu? O zaman Selahattin Gürkan kendini Büyükşehir’e kilitleyip “ben vermiyorum!” deseydi, ne derdiniz şimdi?
Bugün Ali Bakan’ı görevden alsınlar, yerine Yaylacı getirilsin, hiç bir anormallik yaşanmadan sistem takır takır işlediğini göreceksiniz.
Çünkü Ak Parti ve dahası Recep Tayyip Erdoğan’nın sağlamış olduğu o çok güçlü siyasi skala buna izin vermez.
Düşünsenize Ramazan Yaylacı il başkanlığının kapısını çilingirle açmış girmiş, Ali Bakan’da önünde nerde bir mikrofon uzatılırsa çıkmış sert bir açıklamalar yapıyor. Genel merkezin tevdi ettiği görev değişikliği evrakını yırtıp atıyor medya önünde.
Mümkün müdür?
Anlamadığım diğer bir şey Anahtar Parti, İYİ Parti, Yeniden Refah vb muhalefet partileri bunlar ne yiyor, ne içiyor? Hangi kafadalar… Hiç mi bu şehrin sorunlarına ortak olmak akıllarına gelmez.
CHP’nin düştüğü iç kavgadan ötürü bir nehir akıntısında sürüklenip gidiyor durmadan. Bari siz çıkın şehrin sorunlarını ufakta olsa müdahil olun diyeceğiz ama kime diyorsun ki?
Özetle:
Bakın yapmayın, böyle olmaz. Bu şehirde CHP’ye gönül vermiş hatta yıllarını vermiş bir kitlenin varlığını nasıl pas geçebilirsiniz siz?
Ağbaba halen bir Milletvekili, Malatya’yı temsil ediyor. Canını mı kurtaracak, Malatya’yı mı düşünsün noktasında bir bölüme geçtik ne yazık.
Yanlış siyasi kararların zaman içerisinde nasıl bir kör düğüme dönüştüğünü bu fasıldan rahatlıkla anlayabiliyoruz.
Görün bakın bir Veli Ağbaba eksikliği tüm işleri içinden çıkılmaz hale getirdi. Chp bir anda Malatya’da kilitlendi, kaldı. Çünkü Ağbaba tüm siyasi dümeni kendine uyarlı bir şekilde kurguladığı için böyle bir tablo ortaya çıktı. Tek adamcılık ve sadece kendisinin iradesi harici hiç bir yetki tanımamazlık bu günün Malatyasında, Chp varlığını gözden çıkarıldığına kadar konuşuyorsak, bazı şeyleri en başından iyi hesaplamak gerekmez mi?

Timur bey , bu konu ile ilgili tespit ve önerilernize aynen katılıyorum. Ancak CHP’nin kendisi bizzat sorun. Parti içinde köşekapmaca- koltuk kapmaca oynuyorlar. Sayın Veli bey bu tür ilişkiler içine girmemeliydi. Malatya sorunlarını önceleyen, yürütmenin eksik- yanlışlarını ortaya koyup çözüm önerileri sunmalıydı.
Ne güzel dile getirmişsiniz. O zamana veli bey Malatya kral olurdu.