İçeriğe geç

ŞU KAYISIDAN BİR KURTULAMADINIZ GİTTİ!

Sitemliyim, kızgınım, hüsrana hatta ihanete uğramış hissediyorum kendimi. Bu Malatyalılar çizgiyi aştı. Tutturmuşlar hep bir ağızdan “kayısı da kayısı.”

Sözüm sizlere ey aristokrasi kesimi. Yahu şu kayısıyı bir türlü bitiremediniz-kurtulamadınız gitti! Sürekli ayak bağı oldu performansınıza. Üzerinden 40-50 yıl geçti; yayvan rekolteler yayınladığınız halde, tüccara “sen işini bilirsin arkanızdayız” diyerek sırtını sıvazlamanıza rağmen, banka kredileri ile canına okuduğunuz, yıllardır tüm yetkili kurumlar görmezden gelmiş, en kritik para gerekli dönemlerde köşeye sıkıştırdığınız çiftçi gel gör ki hala ayakta, hala direniyor…

Reva mı sizler gibi beyaz yakalı, üst kimliklere!

Üstelik huzurunuzu kaçırıyor şimdilerde. Sosyal medyayı kullanmayı öğrendiler ve itiraz ediyorlar herşeye.

Bir de var ya bunlar tutmuşlar kayısıyı Fındık, Kuru üzüm, Çay ile eş değer görme gafletine düşmüşler. Aç tavuğun kendini darı ambarında zannetmesi gibi. Hey Allahım. Sen aklıma mukayyet ol benim. Gözlerini aç iyi bak; Fındık o fındık, senin kayısının ne özelliği var? Arkasında koskocaman Karadeniz lobisi var, Avrupalı –Godiva– var, bakanlar bürokratlar, TMO-FİSKO BİRLİK hepsi var. Sen kimsin ki gitmiş kendini Fındık’la eş değer görüyorsun. Sus konuşma! Senin arkanda kim var söylesene? 

Ayrıca bunlara kim prim veriyor böyle? Böylesine hunharca konuşabiliyorlar. Hele o Ziraat odası yetkilisinin yaptığı hadsizliği gördünüz mü? Sizin gibi ekonomi konsensusluğuna mal olmuşlar oligarklara sübliminel mesaj çaktı. Ben sizin yerinize olsam o Ziraat odaları yetkilisini derhal affını istemesini bilirdim. Adam hiç yüzü kızarmadan çıktı gitti çiftçinin ortasında “Kayısı para etmiyor” dedi. Olacak iş mi? 

Hem nasıl içiniz rahat ediyor, müsamaha gösterirsiniz bu duruma, siz jakoben tayfasının işlerinizin başınızdan aşkın olduğunu bilmezler mi? ihtişamlı, kudretli, gösterişli hallerinize çomak sokmak demekt değil mi? Kale’nin, Pütürge’nin, Doğanşehir’in, Akçadağ’ın dağlarında iki ağaç toprağa dikmiş diye sakın prim vermeyin bunlara. Bize mi sordun ağaçları indirirken deme hakkınız var şunun şurasında. En iyisi görmezden gelmek. Karşınıza çıkarlarsa da “he he” deyip geçin. Boşverin. Zaten siz işinizi bilirsiniz. Anlayacağınız çok fazla konuşturmaya değmez.  Dönüpte bakmayın bile, İlgilenmeyin. Yoksa daha çok bunlar yazı yazar, çıkar video çekerler. 

Hem ne diye üretici ekmek yesin, köylünün ne işi var parayla pulla. Bir dilim kuru ekmeği, suyu varsa yeter, yaşıyorsa-nefes alıyorsa şükretmesini bilsin, evinde otursun yeter. Sefalet içinde yaşıyormuş, para kazanamıyormuş. Maliyetler artmış. “Daha da beter olun” dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü siz ultra seçkinlerin görevi kayısı olmamalı.

Hele de gübre aldık-ilaç-mazot tedarik zinciri ile  ülke katmadeğerine katkı sağlıyoruz diye bir şey uydurmuşlar ki ağzı dolu güldüm. Delimisiniz siz ey kodamanlar, kompradorlar, paratorlar. Bu şehirde sizden başka kimse nasıl ekmek yer, “kayısının hali ne olacak?” diyerek ahkam kesmeleri normal mi bu köylülerin, sizi rantın-makamım-ihtişamın zirvesinde rahatsız etmelerine ne demeli onu da bilemiyorum. 

Vallahi böyle gördükçe aklım çıkıyor yerinden. 

Halbuki sadece sizin borunuz ötecek, sizin her dediğiniz olacak, tepeden sadece siz bakabileceksiniz, en güzel arabalara siz binecek, en güzel evlerde oturacak, velhasıl sizin kestiğiniz racon konuşmalıdır. Elbette büyükler sizsiniz, bir bildiğiniz vardır her zaman. Bırakın şu toprak nüfusunu falan filan sürünsün onlar! Ölsün! Gebersinler! Vallahi yazıklar olsun size ki köylü-üreticiyi halen konuşturuyorsunuz karşınızda. Bunların ayağına bir çelme takıp alaşağı edemediniz bu güne kadar. yazıklar olsun diyorum da başka bir şey demiyorum.  

Niye üretsin kardeşim, niye? Gitsin alsın Bim’den-A101’den, ŞOK’tan. Boşa mı Anadolu’nun en kırsalına kadar açıldı o marketler. Onca masraf yapıldı. ABD menşeli veya Özbekistan kayısısından parasını tikko ödesin alsın, artık reçel mi yapar, marmelat mı gitsin zıkkımlansın. Üretmek nedir yahu? O ancak Hollanda gibi gelişkin ülkelere mahsus. Başınıza bele oldular değil mi? Bir bakıyorsun biri çıkıp boş boş konuşuyor. Biri çıkıp yazılar yazıyor. “Kayosamuz nadan acuz” diye. Bana ne abicim, ben seçkinim seçilmişim, üst tabakayım, burjuvayım, siyasette karar mekanizmasında ben varım, biriniz çıkıp “çok oldunuz ha, sizin kayısınız canı cehenneme” diyemiyor musunuz. 

Ben söyleyeyim sizin asli görevinizi bilmiyor bunlar. Bilmedikleri için bu çiftçi, köylü, tarım nüfusu böyle iki de bir başınıza kakıyor işte. 

10 gün önce Tarım bakanı Malatya’ya geldiğinde fotoğrafını verdin mi verdin, tüm dişlerin görünecek şekilde sırıttın mı sırıttın, yakın olmak için elinden geleni yaptın mı yaptın. Bakanla o kadraja girdin mi, Ankara’da seni bakanla gördüler mi, sosyal medyadan gerekli mesajlar gerekli yerlere verdin mi, önemli olan da bu! Diğeri sizi niye ırgalasın, neyine kafa yoracaksın. Bunlar bir de koskoca Tarım bakanına  “kayısı TMO tarafından alınsın, taban-tavan fiyatı belirlesin” gibi saçma sapan rüyalara kaptırmışlar kendini. Başka emriniz. Yav gidin hele işinize. Gülesim geldi yemimle. İşiniz yokta bunlar için gidip bakan beyin kıymetli vaktinden bir kaç dakika çalacaksınız da; tavan-taban fiyatı talebinde bulunma zahmeti göstereceksiniz öyle mi? Görmüyor mu bunlar, gözleri kör mü? Yaptığınız operasyonları, uluslararası saha da gösterdiğiniz devasa projeleri, konutları, ayağına getirdiğiniz Toki’yi, deprem de hepiniz ortada kaldınız da başınızı sokacak evleri ısrarla görmüyorlar mı?

Eğer ki tavrınızı koymazsanız bunların sayısı oldukça çok biri gelir biri gider böyle. 

Ben sizin yerinize olsam zerre miskal bunların kayısısı için parmağımı kopartmam.  “Bana ne ne haliniz varsa görün” derim çıkarım işin içinden. Koltuğuma bakarım, daha da nasıl yükseleceğime, ee ne kadar ekmek o kadar köfte. Yükseldikçe güçlenmek demektir. 

Dolayısıyla herhalde bu köylü milleti sizin kim olduklarınızı bilmiyorlar. Ne paraları kontrol ettiğinizden haberi yok. Senin 1 ton kayısı için gidipte Bakan beyin formunu bozacağım, delimiyim siyaha boyalı saçlarımı ağartacağım senin bir kg kayısı uğruna. 

Seçim yaklaşırsa stratejiyi biliyorsunuz zaten, tekrarlamaya gerek var mı? Audi sürüsüyle kapıya dayanıp “kayısınızın fiyatını yüksek gitmesi için elimizden geleni yapacağız”, bir iki tane de uyduruk projeyi sallar, bir de değer vermiş gibi göründünüz mü hemen kolu kanadı dökülür bunların. Bir cevap eleştiri yapmazlar. Oy sözü verirler, sözlerinin de arkasında dururlar. Sonra gelsin canım Ankara geceleri. Ankara’ya kapağı attıktan sonra ne yapacağınızı biliyorsunuz; eğer rant yoksa asla görmeyin, duymayın, tanımayın. Koskoca ligdesiniz. Atatürk boşuna demiş “köylü milletin efendisi!” Yalnış olduğunu sizde biliyorsunuz. Doğrusu “köylü sizin kölenizdir!” Neyse yine de çaktırmayın, bişeyler yapıyormuş gibi davran panpa. Açık vermeyin, uyandırmayın sakın şunları. Unutmayın siz üst tabakasınız. Sıralamanın bozulmasına izin vermeyin. 

3 Yorum

  1. Timur bey abi onlarca yazınızı okudum böyle sitem ne okudum ne duydum ne gördüm. Sahipsizliğin dibini görmüş malatya resmen. Tek birşey soracağım kendi ellerinizle kendinizimı yaktınız ?
    Bak ben sana söyliyim bu iş malatya genelinin bi protestosuna bakar adıyaman tütünü protestosunh hatırlarsın mutlak örgütlenmek bilinclenmek birlik olmam en doğru yoldur. Geçensene kayısı olmadı bu sene eh üç beş eee onuda bunlara 150 200 liradan mi vereceksınız vereceksınızde bunlar vitrinlerde 1500 e mi satsınlar ? Şindi kayısı para etmiyor deyip harclık maiyetinde alacaklar slım bittikten sonra kuruyemişlerde marketlerde kayısı bu sene azdı gene yok diyip faiş fiyatlara satmalarınımı bekleyeceksiniz.
    Bu işin en büyük sorumlusu malatya halkı hadi reise güveniyorsunuz da bunlara ne diye güveniyorsunuz. Cumhurbaşkanlıgı seçiminde git oyunu at reise ama belediye ve vekıl seçimlerindede bir bk kimler var kimler yok kim gelecek kim gidecek. Herneyse abi üzülüyoruz malatyanın bu durumuna ama sadece üzülüyoruz. Halk birlik olsun yolları kapatsın isyan bayrağını çeksin zaten diğer partilerin istediği bir duruma gelecek ozaman bak bakalım ne olacak sağlıcakla kalın

    • Selçuk başkanım o örgütlenmeyi yapacak halk yok inanın. Bunu çok iyi biliyorum. Herkes kendi partisine siyasetçisine halel gelmesini istemiyor. Böyle bir toplum için yaptığımız çaba da yersiz ne yazık ki!

      • O zaman katlanacaklar abiciğim. Kurunun yanında yaş da yanıyor görüyoruz . Son yıllarda Malatya hiç iyi yönetilmiyor hiç farkında değiller hatta depremde gördük ki geçmişte de hiç iyi yönetylmemiş yıkılan binalar bunun açık bir örneğidir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir