
Deprem üzerinden tam tamına 3 küsür sene geçti. İlimiz Malatya’da özelikle depremin suistimal edildiğini gösteren bazı bilgi-belgelere ulaştım.
En başta 4734 sayılı kanun maddesinin 21b maddesine alıp incelediğimizde doğal afet durumlarında acilen bazı çalışmaların kısa süre içinde yapılması için düzenlenmiş bir uygulama olduğunu görüyoruz.


Can ve mal kaybı tehlikesi durumlarında o bölge de heyelan vardır, sel gelmiştir, insanların evi yıkılmıştır, acilen ev yapılacak
Hemen bu ihale yöntemiyle beklemeksizin bir an önce yapılması kaynaklıdır.
Fakat depremin üzerinden 3 yıl geçmiş, afet mi kaldı? 4734 21b açıkça suistimal edilmekte. Hem de 3 yıldan beri. Hangi deprem, hangi mücbir sebep?
Biz kütüphaneyi tartışırken, 285 milyona takılırken Eylül ayında davet usulüyle 500 milyon TL bedelinde işi Meston’a verdiğini gözden kaçırdık.
Vay anasına tam tamına 500 milyon :


Sadece bununla yetinilmemiş. Büyükşehir’de ihalelerin nerdeyse hepsinin davet usulü olduğunu görüyoruz. “Neden bu ihaleler halen davet usülü, ne özelliği var?” diye bir soru sorulsa nasıl bir cevap vereceklerini merak ediyoruz.
(Hayır sadece merak bizimkisi çünkü cevap vermeyecekler.)
Hakkaten bu ne acele, yangından mal kaçırmaca? Spor tesisinin acelesi ne, kapısında çocuklar birikmişte hadi bir an önce yapın top oynayacağız diye bekliyorlar mı?
Hangi arzın talebi bu?
Muhtelif mahallelere spor sahaları ihalesini yine açık herkes katılabilir yapabilirler. Saklanan durum durup dururken neden her ihale Meston’a? Niye davet usulü? Belediye binasının altındaki kütüphaneyi davetle mestona verdikleri gibi…

Vurgu yapmak istediğimiz bölüm doğal acil afetler için geçerli bu yasa kanunu deprem geçtiği halde ısrarla sürdürülmüş olmasıdır. Yani yasa maddesi açıkça suistimal ediliyor.
Şimdi bu Büyükşehir’e bağlı Meston’a biraz daha mercek altına alalım, by MESTON çok büyük bir şirket değil mi? O halde neden Malatya dışında ihalelere teklif göndermiyor? Madem büyük şirketse? Madem 500 milyonluk kapasitesi varsa?
Yine bunlar Meston’un aldığı ihaleler:
Tam tamına toplamda 505 milyonluk ihale almış.



Belediye iştirak şirketine para aktarmak için davetiye usulu ihaleye çıkar, halbuki Herkesin yapabileceği tarzda iş, Şu durumda olağanüstü bi durum yok, 6 spor tesisinin ne özelliği var da sadece Meston’a davet çıkarıp ihale verilmiş 505 milyona? Türkiye’nin şuan her şehrinde aynı ihaleler var, tek tek ihaleye çıkıyorlar ve açık ihale herkes katılabiliyor. Fakat Malatya’da ihaleler sadece Meston’a mahsus ayarlanıyor.
Mesela açık ihalede Meston yine iş almış bakın:


Meston meşhur, hani şu dile düşen, türlü şaibelerle dolu 285 milyonluk belediye binası içine yapılmış kütüphanenin de ihalesini almış olduğu iddia edilen yerel firmamız olmakla namı var. Bazı kaynaklar kütüphaneyi 50 milyonda bitirdi deniliyor. (O belgeye de ulaşmak üzereyim) Öyleyse geri kalan 235 milyon nerede? Müjde kıymetli okuyucularımız kayıp nur topu gibi bir de 235 milyoncuğumuz var.
Farkında mısınız bilmem ne derlerse desinler halkı bir türlü ikna edemiyorlar. Sokaktaki vatandaş açıkça o parayı çaldılar, yediler diye beddualar ediyor.
Bu da aynı gün davetli yapılmış diğer bir ihale: 58 milyon:


Bakın burada ne varmış:?
Konya’da tam teşekkülü, çok programlı, mimari ve estetik abidesi ile oldukça planlı devasa bir kütüphaneyi nasıl 163 milyona yapabiliyor? Konya belediyesine belediye altına yapılan 3 katı büyüklüğünde kütüphane yaptırmış olsaydık 125 milyon cepte kalacaktı. Of… Of…


Yine Meston’a dönersek aşağıda gösterdiğim ihale portalında mesela niye kırım yapmamış, sadece % 5 kırım yapılmış. Yani Meston’a fazla para aktarılıyor. Meston daha çok kazanıyor. İştirak şirketlerine çok kolay para aktarımı sağlanıyor böylelikle. Sorgulanmaz, asla sayıştay denetimlerine girmez. Para nereye gitti kimse sorgulayamaz. Sayıştay da dahil… Çünkü adı iştirak şirketi.



Türkiyede Sayıştay denetimlerine giren hiçbir iştirak şirket yoktur. Bu güne kadar hiç rastlamadık. Şirketler at koşturma mekanizmalarıdır. Özetlersek para götürme kaldıraçları.
Burada açık ihale yapmış malatya büyükşehir:




Bunu sadece %23 kırım ile almış:


İyice dikkatle incelerseniz açık ihale olduğu halde Meston’un verdiği fiyat yüksek kalıyor. Eğerki maliyet düşünüyorsa girsin açık ihale alsın, girmez, girer mi hiç? O Hadi girsin madem belediyeyi bu kadar düşünüyorsa… Çünkü işi Meston’a verselerdi 20 milyon +KDV daha pahalıya yapacaklardı. Açık ihale ypınca daha düşüğe başka biri almış mesela.
Bakın Battalgazi belediyesi hiçbir ihalesi davet usülü alınmamış:

Battalgazi belediyesi daha çok şeffaf, temiz çalışıyor. Buyrun kanıtı burada. Birileriyle iş ortaklığı kurar, iş deneyimi yetmiyorsa yine girer kırımını yapar alır.
Bularda Yeşilyurt ihaleleri. Davetli sadece 1-2 tane var. Mesela doğrudan temin olayında Yeşilyurt’ta çok şeffaf. tedarik.yesilyurt.bel.tr/ sitesinde ilan açar, herkes teklif verir, kimse kaldıysa o alır. Açıktır, şaffaftır.


Tabi büyükşehir hiç yayınlamaz. O da ayrı bir soru işareti. Neden Büyükşehir yayınlamaz.
Benim yaşadığım ilçe pütürge ihalelesleri, doğrudan teminlere ulaşamadım. Zaten yolları sıkıntılı olduğu için ihalelelere kırımsız girmek çok normal. Ulaşım sıkıntısı, malzeme tedarik sıkıntısı ve ihalelere katılım çok az tabiki. PÜRAŞ İMAR İNŞAAT GIDA TUZRİZM ZİRAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ. Belediye iştiraki, genelde ihalelere tek katılıyor, giren olmuyor.


Diyeceğim son cümle şu ki; işler mide bulandırıcı, mide bulandırıcı olmazsa bu kadar konuşulmazdı. Nasıl olsa denetleyen, soran, bu halkın parasını böyle har vurup harman savuramazsınız diyen yok. Devasa açık bir kasa Malatya parası. Bizde burada geri zekalı gibi yazılar yazıyoruz ki güya birileri kendini düzeltecek. Bu rakamlarla oynayanlar hiç kendini düzeltirler mi? Umarım öbür dünyada bunlara torpil geçilmez, başka ne diyeyim?

Yemeğinize karnenizi sağlık belediye başkanı arkası sağlanmış
[…] Bu paralar kime gitti? O da muallakta tabiki. Önceki yazılarım da belgesini dahi paylaştım. Konya Büyükşehir sıfırdan bir kaç katı büyüklüğünde kütüphaneyi 161 milyona yaparken bina içinde alana nasıl 350 milyar gömdünüz? Hiç mi […]