İçeriğe geç

Malatya Siyasetinde Kalitesizlik Dönemi

Deprem, mahalli seçimler, sahneye çıkan yeni siyasi aktörler, kayısının yanması derken şehir statürüsüne hitaben taze kan verilememesi ile siyaset üretmesi gerekenlerin toplumunda kopuk kişisel yönden çabaları paraspektüsü okunmaz hale getiriyor. 

Devamında demirbaş milletvekillerimizden Bülent Tüfekçi ve ihsan Koca’nın bir dönem daha ayak diretmesi, akademiden transfer Abdurahman Babacan’ın ayda bir attığı twitlerden öteye geçemeyen çeyrek milletvekilliliği, İnanç Siraç Ölmeztoprak’a parti içersinde ki üstlerden alt devre, acemi muamelesi yapılarak, “kadın halinle sen karışma, biz buradayız, hallederiz” subliminal mesajlarının üst devrelerce dikte edilmesi hepsi siyasette ciddi bir kalitesizliği pekiştirdi git gide. 

Üslup yumuşak, olağan fakat topluma sirayet eden sert ve acımasız. Özveriden, pratikten, politik mekanizmadan yoksun bir tarz meydana getirmiş oluşudur. 

Üç ay rötarlı bu yeni yazımı yazmadan önce tüm gelişmeleri, boşlukları, noksanlıkları daha çok siyasilerin psikolojilerini gözlemlemiş, siyasi literatürde “pozitif yönlerini” bulmak, eylemlerinde “toplum yanlısı”  bir upuçuya rastlamak, şehir ambiyansına bütüncül sahiplenme olup olmadığı konusunda bir ışık yakalamak için çokça çaba gösterdiğimi bilmenizi isterim. 

Genel kanı şu:

Saltanat soltası arasında gidip gelen, zengin olma mottosu şeklinde gelişen, bir değil bir kaç dönem daha aynı koltukları bırakmama eğilimleri, Ak Parti olmasa MHP’den, MHP olmazsa CHP’den, orası da olmasa başka bir tabeladan, neresi olursa olsun fark etmez ama yeterki bu beylik devam etsin diyen bir iç güdü ile, yakın siyasi ve siyasetçiler tarihinden hiç bir ders çıkarmama üzerine gelişen; yerleşik, yerel fakat kalitesiz bir form’a tutunarak devam etme stratejisinin mübah görüldüğü radarımıza takılan ana başlıklardan bazıları. Kalitesiz siyasetin etkisizliği böylelikle hacmi artarken, öbür taraftan  virüs gibi tüm şehri istilası karşısında toplum hem tepkili, hem tereddütlü, hem de sabır taşının çatlama noktasına gelip dayandığını birinin hatırlatması gerekmez mi?

Ali Bakan fiyaskosu  

Siyasetin şehirde silik geçtiği bu döngüyü tamamlayan il başkanlığının halef-Selef sefaleti tuzu biberi oldu adeta. İl başkanı değişim sürecinde toplumdan yükselen ciddi bir ses vardı. İnsanlarımız özetle şöyle diyordu. “Bir avukat gitti bir avukat geldi hiç bir şey değişmeyecek!” Sanırım çoğunluk o seslerin sahipleri haklı çıktı. Yeni ve çiçeği burnunda siyasi vali, (il başkanı) Ali Bakan ne yaptı, ne kattı veya hangi projeler gerçekleştirdi, ajandasında ne tür bir formüller var vb soruların hepsinin karşılıksız çıktığı aşağı yukarı belirginleşmiş görünüyor. Ali Bakan’ın müstakbel iktidarı öncesinde “yenilikçi, adaletli, haksızlığa geçit vermez, gelirse yeni bir model inşa eder” söylemleri şimdilik hepsi rafta bayatlamaya terk edilmiş. Ve bu bayatlamış fiyasko silsilesi, aslında Malatya şehrini ilgilendiren temel sorunlarına dairdi: Nihai sorun bayatlamadan kokma evresine geçerse ne olacak? 

Asıl eşik: 

Bakan dönemi başladı diye sevineduranlar ile Gören gitti diye sevineduranların düştüğü iktidar çukuru şimdilik manidar bir zeminde fermantasyon aşamasında ve siyasetin fakirleştiğini-kalitesizleştiğini kabul etmeyenlerin ısrarla beklentisi karşısında söylediklerimizin bir ehemmiyeti olmayabilir lakin kalitesizleşmiş siyaset ekseni elbette enkaz bir şehir tablosu hazırlayacağı bilinmeli. Depremden çok daha enkaz. Deprem sadece çürük binaları yıkarken; gelecek nesillere bir şey bırakmama çaresizliğine ne demeliyiz? Ya kültürsel sinirleri alınmış bir şehir iskeletine… Ahlak gibi çok daha hayati bir varlığın terk edilmesi peki. Hayatın olağan akışına uymakla yükümlü temel gerçekleri göz ardı edenleri nasıl tanımlamalıyız? Soruların hepsi güncel motivasyonumuzu paramparça edecek türden bir eşiğe taşımaktadır. 

Sami Er’i yöneten alt akıllar

Hal böyle olunca kalitesiz siyasetin çözülmesi mümkün değil, belki fiilen ertelenebilir. Hangi zaman, nasıl işte o belirsiz. Tüm bu kaygan, çamur, tozlarla kaplı zeminde şehrin belediye başkanı Sami Er’in sandıkta kişisel olarak, kendi markasıyla devr aldığı iktidarı yönetmeyi bırakın, nasıl olduysa alt kademeden birilerine kaptırdı kumandayı. Ben bunlara alt akıl diyorum. Yakın siyasi tarihimizde “üst akıl” gibi çokça kullanılan sihirli-çekici, bir o kadar da gizemli tabirin yereldeki hali bırakın alt akıl olsun. Çünkü Er’i yönetme yetkisini ele geçiren kendine hayrı olmayan iki kişi şu an da Malatya’yı perde arkasında yönetmeye başladı. Tabiri caizse atını koşturuyor. Bu iki kişinin ismini şimdilik yazımızın formatına aykırı bulduğum için vermeyeceğim. İleriki yazılarımda elbette kapalı kapılar ardından Malatya Büyükşehir ana kumandasının parelel yedek pilotları ile sizleri tanıştıracağım bilhassa. 

Ondan dolayı Sami Er’in son ve en görkemli hamlesi Ramazan ayında iftar ve sahurlarda bolca servis ettiği profil toplumsal diyalektiği tatmin etmeye yetmiş gibi görünse de bakın bir şeyler yapıyoruz mesajı için yeterli argümanlardan sayılmadı. Çünkü -inanç- gibi toplumun hassas olduğu bir nokta hele de yerelde her zaman çok “iş yapan bir joker rolü kazandığı kanıtlanmış bir şey. 

Çantada keklik’e gelirsek:

Malatya siyasi tarihinin bu en yakıcı tablosu, şimdi toz bulutu kaplamış görünüyor. Genel başlıklarıyla iyi olması yönünde ele alan yok. Muhalif kanatta herhangi bir restorasyon talebi gelmediği için, genel kanaat, bu sorunların gittikçe kritik bir itibar kaybına uğraması yanında, toplumsal sezgileri tahrip eden kışkırtıcı bir kaos ortamına giriş yaptığı yolunda adım sayılabilir. 

Siyasetin kalitesizleşmesinin diğer en önemli sebebi nasıl olsa bu seçmen bize herhalukarda oy verecek “çantada keklik” teorisi?  Bu yüzden elimizdeki geçiş garantili fırsatı ne diye heba edelim, fırsat bu fırsat/sadece kendimize çalışalım manipülatif güzergahından öteye taşmıyor. Durum bundan ibaret.

Chp ne zaman muhalif yüzünü gösterecek

Eldeki bu yoruma göre, bir diğer büyük sorun en güçlü muhalif cephe CHP yetkililerinin; “ya bizi seçerseniz ya da karışmam kardeşim” desturuna tabi  ayak sürümesi ile gelişen handikap. Chp Malatya milletvekili Veli Ağbaba’nın ulusal siyasette daha çok ön plana çıkma gayreti yerel iktidara açık çek’i altın tepside taktim etttiği şeklinde algılanıyor. 

O vakit ne yapacağız, kime gideceğiz? 

Yapılacak hiç bir şey yok: Sandığı beklemekten ve oy verip seçtiklerimizin vicdana gelmesi harici çok fazla bir beklentiye girmek ahmaklık olur. Tecrübelerimize dayalı olarak çözümsüz görünen bu kalitesizlik süreci gerçekten bir kabus gibi tüm şehir geleceği üstüne çökmüş olabilir mi?

Elbette

Neticede ortada herkesin bir gelecek kaygısı ve ekmek hesabının rasyonel veriler üzerinden muhakeme etme ihtiyacı var. 

Siyasette kaliteyi nasıl arttırabiliriz?

Cevabı çok basit. Cevabı yine kendi içinde Ak Parti hücrelerinde gizli. İnanç Kara Ölmeztoprak ısrarlı taktiği sanırım toplumla yeni bir ittifak dahilinde işe yarama ihtimali yüksek görünüyor. Sezar’ın hakkını Sezar’a teslim edelim. Siyasi mesaisinin çoğunu bireysel başvurular, sokak-mahalle gezilerine ayırarak yaptığı toplumla kucaklaşma programları açıkçası Malatya’da yeni bir kalıp oluşturdu. 

Malum: Malatya büyük bir travmadan çıktı. Önce başlıbaşına sosyal ilişkilerin iyileşmesinden başlamaya öncelik tanınmalı. Bire bir temaslar yeni bir yol yapmanın inşasını tetikleyebilir. Siz adına ne dersiniz bilmem ama muhafazakar ve sağ parti geleneğini yerine getirerek, tekrar kitle partisine dönüşüm gerekmez mi? 23 yıllık iktidarının son basamağında yerelde içi boşaltılmış bir bagajdan söz etmek herkes için can sıkıcı olabileceği muhakkak. Belki bu satırlar arasında kiminin hoşnut olmayacağı bu gerçekleri kişisel algılamaya mahal vermeden, yanlışın neresinde dönersem kardır gidişatını savunmakla bir şeyler düzelir tartışmasını başlatmalıyız. 

Hasbelkader

O zaman soruyu biraz daha ayrıntılı hale getirelim. Mevcut yerel aktörlerin kimyasında hangi element eksikliği siyaset mecrasını böylesine kalitesiz hale getirdi? 

Ucu açık bir cevap vereceğim sizlere. Siyaset (=) eşittir zengin olmak hevesi bu bileşeni körüklediğini herkes bilir. Malatya 1990’lı yıllarda Özal’la gerçekleştirdiği büyüme parametrelerini Özal vefatıyla peşinden yeni gelen her iktidar partisi ve belediye başkanı döneminde basamak basamak bu parametreleri yitirdi. Günümüze ulaşan son parça gramla ifade edilecek oranda minimal bir başarı hikayesinden söz edemiyoruz. Hele de son yıllarda Ak Parti ile birlikte daha da belirginleşen ve siyasetin asıl taşıyıcı kolunu haline gelen “mütehait”ilk virüsü sonun başlangıcından itibaren bir geçiş dönemi yerine bitiş dönemi hazırladı. Ak Parti’de siyaset yapan aktörlere bakın, çok az kişi mütehatlikle bağlantısı yoktur. Bağlantısı yok diye bildiklerimizin de dolaylı yollarla mutlaka bir teması vardır. Ne yazık bu oran %80-90 sathında olması tesadüf değilse nedir? Yada inşaat sektörüne dayalı, inşaat teriminin her daim siyasetin merkezinde hissedildiği vakur bir gelenekle yönetilmeyi kabullenmemiz gibi. 

Malatya’da siyasetti yukarıda sıraladığım askeriyetlerden ötürü kalite aramak artık ciddi bir zamanla telafi edilir ancak. Bugün radikal bir kararla her şey dört dörtlük yapılsa dahi 10 yıla kadar düzelmesi bir ihtimal. Kimse çıkıpta yoğurdum ekşi demez. Kim elindeki bir gücü kaybetmek ister ki. Hatasını kabul etmek Erdemli kişi işidir. Gelenin her öncekini aratır olduğu sistemsel eror kaynaklı bu çöküş uzun vadede şehre pahalıya mal olacağı bilinmeli. Kurt ağaca girdi bir kere kökün için boşaltmış. Öncelikle toplumla siyaset arasında güvenirlik sorunu çözülmeli. Ve siyasetteki kalitesisizliğin giderilmesine ilk panzehir böyle zerk edilirse Malatya’da bir şeyler yoluna girer. Yoksa bayrak yarışına dönen koltuk kapmacada kaybeden bütün Malatya halk kitlesi, kazanansa o da belki maddi anlamda üç beş konsorsiyumdan başka kimse olmaz. Bir avukat gelir biri gider şehir patolojik bu vakadan asla kurtulması ilelebet mümkün olmaz. 

6 Yorum

  1. Yönetmen Atay Yönetmen Atay

    Sayfanız hayırlı uğurlu olsun inşallah
    Hürmetler timut hocam

  2. Yönetmen Atay Yönetmen Atay

    Asıl biz teşekkür ederiz
    Timur hocam

  3. Yeni sayfan hayırlı olsun inşallah hedefindeki gibi hayallerindeki gibi sorunsuz bir Malatya sorunsuz bir Türkiye iyi güzel şeyleri yazmak nasip olur

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir