
–Basri kahveci
-Ramazan Yaylacı
-Enis Aydoğan
-Hakkı Pekel
-Osman Timurtaş
-Kahraman Kavuk
-Sinan Özhüsrev
Tam bir ay önce yazmıştım. “Tavuğun cücüğünü güzün sayarlar” diye. Bayramdan sonra siyasi arenada bazı ciddi değişimlerin yaşanacağına işaret ettiğimi bilmem hatırlatmama gerek var mı?
MHP il başkanı, İYİ Parti il başkanı değişimi, MHP ilçe başkanları derken sırada Ak Parti il başkanı değişimi gündemde. Bugün yarın eli kulağında deniliyor.
Mevcut il Başkanı Ali Bakan’ın değişeceği Anakara meclis koridorlarına kadar sızdı.
Yukarıda saymış olduğum isimlerden biri mevcut il başkanı Ali Bakan yerine görevi üstlenmesi beklenmektedir. Ak parti son bir hamle ile daha tecrübeli bir eski isme teşkilatı teslim edebilir. Hakan Kahtalı ve Ömer Faruk Öz gibi isimler kulislerde öne çıktığı elimize ulaşan bilgilerden.
Eğer normal bilindik algoritma değişmezse önümüzde ki hafta sıcak gelişmelere gebe ve yukarıda geçen isimlerden biri Ak Parti tarafından yeni il başkanlığı görevi tevdi edilecektir.
Yalnız atladığımız çok mühim bir konu var: Malatya siyasetinde tas kayıp. Tas bulunup yerine konulmazsa hikaye bozuk teypler gibi başa sarıp duracağı kuşkusuz. Kim gelirse gelsin Ak Parti teşkilatı bir daha toparlanması mümkün görünmüyor. Tıpkı Namık Gören’in toparlayamadığı gibi, oldukça müstesna bir kişiliğe sahip Ali Bakan’ın hele köşelerini tutupta bir araya getiremediği gibi! Yerine gelecek isim de teşkilatın uğradığı dağınıklığı, başarısızlığı, olağanca bertaraflığı, yozlaşmayı düzeltemeyecek.
Özetle Ak Parti il teşkilatı şehri kaybediyor.
Tam burada “peki toparlanması için ne yapmak lazım?” şeklinde bir soru sorduğunuzu duyar gibiyim.
“Toparlanması için!”
“Evet…”
En başta Sami Er’in gitmesi lazım!
Bülent Tüfekçi nin gitmesi lazım.
Abdurahman Babacan’ın gitmesi lazım
İhsan Koca’nın gitmesi lazım
İnanç Sıraç Ölmeztoprak’ın sert müdahaleler göstermesi lazım.
İlhan Geçit’tin belkide yeniden yapılanması lazım.
Hatta Bayram Taşkın geminin dümenine artık geçmesi lazım.
(Neden gitmeleri gerektiğine dair net ve ayrıntılı analizler yapabilirim. Lakin bu yazımı kısa tutacağım!)!
O zaman da bir ihtimal…
Çünkü şehirde bir konsensüs sağlanamadı, ortak bir dil, ortak akıl, ortak hiyerarşi oluşturulamadı. Depreme rağmen birlik beraberlik dersen gölgesi dahi yok. Hizipçilik almış başını gitmiş! Siyasiler herkes birbirinin kuyusunu kazar oldu. Belediyelerde dönen dolaplar normal karşılanıyor artık. Senin adamın, benim adamım denilerek liyakat tamamen ortadan kaldırıldı. Çevre iller arasında en kötü halde olan bizim Malatya. Çevre illerde en azından birlerinin sözü dinleniyor, üç beş vekil bir araya gelip ortak bir karar alabiliyorlar.
Örnek çok yakın zamanda komşumuz Elazığ milletvekilleri bir araya gelip “Baskil kayısısı şerhi”ni Malatya’ya karşı oluşturmadılar mı?
O yüzden Ak Parti Malatya’da il başkanını istediği kadar değiştirsin. Bir daha, bir daha, onlarca kez daha değiştirsin. Standartların bir tık üstüne çıkılamaz. Öyleyse Malatya’da Ak Parti seçime olmayan teşkilatla gireceği kani. Tabiki kâğıt üzerinde bir teşkilat olacak fakat bir yaptırımı, gücü, yetkisi olmayacak. En önemlisi toplumu ikna edemeyecek olması. Bu durumda Recep Tayyip Erdoğan nasıl bir strateji ortaya koyacağını bilemiyoruz ama zihniyet önemli. Zihniyet değişmezse kaybeden bizler, sizler, halk, çoğunluk ve bir de elbette siyasiler olacaktır. Zihniyet dediğim şeyi isterseniz başka bir yazı da sizlere anlatırım.
